Kebapçı İskender Papatyası ve İlkeleri

Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu PAPATYASI VE YEDİ ANA İLKE
 

1. AİDİYET

Kurum değerliliğinin yaratılması, çalışanın ve müşterinin firmayı kurum olarak algılamasının sağlanması; kurumsallaşmanın fikri altyapısını oluşturmanın yanında, çalışana ve müşteriye kurumsal aidiyet duygusunu kazandırmakla mümkün olabilir.

Personelin kendisini çalıştığı kurumuna ait, onunla bütünleşmiş, özdeşleşmiş hissetmesi hizmetin verimliliği ve kurumun imajı açısından ideal bir durumdur. İşte bu noktada, yönetimin en uç noktasında çalışan personele; “Mesleki Anlayış ve Tecrübe”, hizmet öncesi verilecek eğitim (formasyon) ve personelin kişisel çabası ile kazanılacak bir yetenek iken; aidiyet duygusu, hiyerarşik yapı içerisinde amirler tarafından kazandırılacak bir motivasyon unsuru olarak önümüze çıkmaktadır.

Aksi takdirde, aidiyet duygusunun hissedilemediği durumlarda hata yapma oranı artar. Aidiyet duygusunu kazanamamış personelden oluşan bir kuruluşun saygınlığı ve hizmet kalitesi istenen düzeyde olamaz. Özellikle müşteri ile birebir ilişki içinde çalışan personelin yönetime katılımının sağlanması, yeri geldiğinde inisiyatif kullanması, mesleki anlayış ve tecrübesi ile mesleğine karşı hissettiği aidiyet duygusu büyük önem taşır. Çalışanın moral ve motivasyonunu yüksek tutup aidiyet duygusunu azami düzeye çıkararak, iş kalitesini, dolayısıyla müşteriye verilen hizmetin kalitesini de yükseltmek esastır.

Müşterilerimizinde, yurt içinde veya özellikle yurt dışında bir benzerlik veya taklit gördüklerinde veya ismimiz geçtiğinde kendiliğinden bunu sahiplenme (veya koruma) güdüsü, kurumumuzun onlara bu duyguyu verebilmesinden öte, onların bunu hissetmeleri bizim adımıza aidiyetin en güzel açılımıdır.

2. AHLAK 

Yapılan her işte olduğu gibi İskender Döner Kebap’ta da ilgi ve sevginin ana merkezi müşteridir, müşteri odaklı olma felsefedir. Müşterilerle bütünleşme, paylaşma, birlikte olma becerisi gösterilmeseydi, bu firma yaklaşık bir buçuk asırdır adını ve tadını koruyamazdı.  İskender Dede ile başlayan ve sadece bir lezzeti veya tanınmayı sağlamasıyla günümüze kadar gelen bu macerada, etin kalitesi ve terbiyesi ile ilgili ustalığın, işçiliğin ötesinde insan ilişkilerinin ne denli önemli olduğu en başından beri bilinmektedir. Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu olarak, zamanında büyüklerimizin “yemediğini yedirme” prensibinin, bugün “tarladan çatala gıda güvenliği” yaklaşımına vardığı ve insanoğlunun karnını doyurmaktan öte, sağlığını da direk ilgilendiren beslenme işlevine verdiğimiz önemi toplumsal bir sorumluluk ve sektöre örnek olarak görüyoruz.  

3. KALİTE

Kurumsallığa geçişte çok büyük adımlar atan ve günümüzün ciddi gıda markalarından olan firmamız; gıda gibi hijyenin ve kalitenin çok önemli olduğu bir alanda hizmet vermenin ağır sorumluluğunun bilincinde olup, paydaşlarının en iyi şartlarda hizmet almasını sağlamakla kendini yükümlü kılmıştır. Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu markasının; 1999 yılında başta Avrupa Birliği ülkeleri ve Amerika olmak üzere tüm dünyada marka hakları tescillenmiştir. Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu, dünya çapında güvenilir bir marka olmanın hakkını vererek ve sosyal sorumluğunun bir gereği olarak, yönetim sistemi belgelendirmesi olan TS-EN-ISO 9000 ile birlikte gıda hijyen ve güvenliğinin standardizasyonunu belgeleyen HACCP 13001 belgelerini “Döner Üretim ve Sunumu”alanında aynı anda almaya hak kazanarak Türkiye’de bir ilke imza atmıştır. Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu çatısı altında tüm çalışanlar, müşteri memnuniyetini öncelik kabul eden ve kaliteyi yüksek tutmak adına hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan anlayış kültürü ve kurumsal gururuyla yerel, aynı zamanda ulusal sorumluluğumuza yakışır bilinçte davranabilmenin onurunu yaşamaktadır.

4. SÜREKLİ GELİŞİM

İdeal personel; bulunduğu kademenin gerektirdiği bilgi, beceri ve uygulamaları çok iyi bilmelidir. Kendisini yetiştirmek için ustalarını izlemeli, okuyarak, sorarak kendisini geliştirmelidir. Geliştirme sadece mesleki açıdan olmamalıdır. İyi bir genel kültür için, iyi bir izleyici ve okuyucu olmalıdır. Dünya teknolojilerini kullanan, makine, ekipman ve alt yapısıyla endüstrileşmesini tamamlamış bir Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu’nun Üniversite-Sanayi işbirliğine verdiği önem, onun bugünlere gelmesine katkı sağlamıştır. Günümüzde Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu markasının geleneksel, tarihiyle barışık, köklü, kuvvetli ve deneyimli yönü XVII. yüzyıl Osmanlı mimarisinin en belirgin özelliklerini taşıyan İskender Efendi Konağı ile yaşatılmaktadır.

5.GÜVENİLİRLİK 

Bir işi yapan insanların başarılı olabilmesi, işe ilgi ve sevgi göstermesine bağlıdır. Çünkü ne yapılırsa yapılsın, yapılan işe istendiği kadar ilgi ve sevgi duyulsun, eğer insanlarla bütünleşme, paylaşma, birlikte olma becerisi gösterilmezse, o işte aranan istenen noktaya varılamaz.

Markayı koruyabilmenin yegâne yolunun, müşteri ile marka arasında duygusal bir bağ kurabilmekten, dahası müşteri sadakatini gerçekleştirebilmekten geçtiğine inanıyoruz.

İskender, bir yiyeceğin adı değil, tanımlanmış bir markanın adıdır aslında. Yiyeceğin adı döner kebaptır. Dünün İskender Efendisinin “dönen kebabı”, daha sonra “döner” ile birlikte anılmaya başlamıştır. İskender adı, döner ile bütünleşmiş, isim gibi kullanıla gelmiştir. Oysa tabak içerisine konulan pide, yoğurt, et, sos ve benzeri şeylerin bir araya gelmiş olması; bizim icadımız, bizim güvenilirliğimiz, bizim kalite anlayışımız ve müşteri psikolojisi ile bütünleşmemizdir, sosyalleşmemizdir.

Tecrübesini ve tarihini, farklı hizmet anlayışıyla müşterilerine sunmanın gururunu yaşayan Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu’nun bugünlere gelmesinde;

ü            Doğmuş bir üründen yaratılmış bir marka haline dönüşmesi,

ü            Kanuni açıdan gerekli patent ve marka haklarının alınmış olması,

ü            Aileden gelen bir işletme kültürünün kurum kültürü haline dönüşmesi,

ü            İnsanlarla sürekli iletişim halinde olması, onların memnuniyeti, önemli rol oynamıştır.

ü            Devamlılık, farklılık ve yeniliğe açık olması,

6. FARKLILIK

Yataydan Dikeye / Tabak içi sunum: Yüzyıllardır yerdeki ateşe paralel olarak pişirilen kuzunun, dik mangalda ayağa kaldırılarak (yatay ocakta pişirmek yerine dikey ateşte), kemik ve sinirlerinden arındırılması, bir şişe takılması ve bunun ateş karşısında döndürülerek pişirildikten sonra ince-ince kesilerek sunumunun yapılmasıdır.

Kayhan Çarşısı’ndaki ilk dükkânımıza sadık kalınarak zemin ve masalarda mermer, cephelerde İskender mavisi ahşap kullanımı, lacivert renkli Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu papatyası ve künde kari uygulaması; sunumda da kâğıtlı çatallar, pirinç kapaklı hijyenik şıra servisi gibi tüm ayrıntılar günümüzde de Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu dükkânlarının konseptini oluşturmaktadır. Önemli bulduğumuz bir farklılığımız da; bugünün dünyasında gelişen organik üretim ve beslenme tarzının, aslında Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu’in kuruluşundan bu yana uygulanıyor olmasıdır. Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu; doğal besi ortamlarında yetiştirilen hayvanlardan elde edilen kaliteli etler ile herhangi bir gıda koruyucusu ya da aroma ve terbiye adı altında yardımcı katkı maddesi kullanmaksızın, organik İskender Döner Kebabı’nı dünya standartlarına uygun bir şekilde üretmektedir.

Bu bağlamda geçmişten geleceğe köprü olma anlayışımız, ürünümüzün kalitesine gösterilen önem ve titizliğin yanı sıra sunumda da göze çarpar.

7. İNANÇ

Mesleği sevmek hem firma sağlığı hem de kendi yaşamımız için önemlidir. Çalışanda mesleki tatminsizlik oluştuğu zaman, mutsuzluk ve erken yaşlanma kaçınılmaz olur. İnsana verilen hizmet ve onları memnun etmek tabi ki zordur. Farklı mizaçta, kılı kırk yaran, beğenmeyen, huysuz, her şeye sinirlenen, değişik yapıda birçok insanlarla karşılaşmamız mümkündür. Onlara hoşgörülü olmak, anlayışla davranmak ancak mesleği sevmekle mümkün olabilir.

Firmaları prestijli kılan özellikler;

v     Müşteri memnuniyeti,

v     Hizmet/ürün kalitesi,

v     Yönetim kalitesi

v     Toplumsal sorumluluk olarak sıralanabilir.

Belki de bu değerlerin hepsini içeren “itibar” tek başına bir prestij ölçütü olarak ele alınabilir. Bu prestiji bizlere layık gören müşterilerimizin inancı, sevgimizi ve motivasyonumuzu arttırmaktadır.

Kısa bir zaman zarfında verilebilecek hizmetin en iyisini vermek; tüketici memnuniyetini gerçekleştirmek adına emek, güç, özveri, kalite, hijyen, para, sevgi, ilgi gibi kavramların hepsinden katmak gerekir yaptığımız işe. Hiç tanımadığın insanları memnun kılmak, onları etkilemek için kendinden ödün vermek, gereksiz bir ayrıntı olarak düşünülebilir. Oysa biz bunu da yapıyoruz ve işimizin sizleri memnun etmek olduğunun bilincindeyiz. Kebapçı İSKENDERâ-Yavuz İskenderoğlu olarak bu inançla da bugünlere kadar geldiğimize inanıyoruz.

 

Haberler

 
 
 
 

Kebapçı İSKENDERâTV

İskender Kültürünü sizlerle paylaşmak istedik
 
 
 
 

Catering

Özel günlerinizde Kebapçı İskender ayrıcalıkları ile sizlerleyiz
 
 
 
 
 
 

Öneri & İstek

Daha iyi hizmet için siz müşterilerimizin düşünceleri bizler için değerlidir.
 
 
 
                                                                                   Kebapçı İskender © Yavuz İSKENDEROĞLU 1867-2008                                 developed OdakSistem